Mukaddes Hz. Abbas (a.s.) Türbesi Şer'i Mütevellisi Seyyid Ahmed es-Safi, Seyyid el-Mücahid hakkında düzenlenen Uluslararası İlmi Konferansın araştırma oturumlarında yaptığı müdahalede (katkıda), Usul ilminde "Şöhret"in(Meşhur görüşün/Yaygınlığın) hüccetini (delil değerini) açıkladı.
Bu açıklama, İlim Havzası'ndan Araştırmacı Şeyh Hamid Rumuh el-Hillî'nin "Seyyid Muhammed et-Tabatabaî el-Mücahid Nezdinde Şöhretin Hücceti" başlıklı araştırmasının tartışılması sırasında geldi.
Şöhret Kavramı Üzerine: Seyyid es-Safi şunları kaydetti: "Şöhret konusuna gelince; bildiğiniz gibi bu, Usul ilmine ait bir bahistir. İster Seyyid el-Mücahid'den sonraki Usul ilminde olsun, ister bizzat Seyyid el-Mücahid'in kendisinde olsun, Şöhret konularını kendi alanlarında detaylandırmışlardır."
Birinci Husus: Allame'nin Mürsel Hadisi ve İbn Ebî Cumhur: Seyyid es-Safi konuşmasında iki noktaya dikkat çekti: "Birinci mesele, 'Allame'nin Mürseli' olarak zikredilen husustur. Bu konu fukaha ve usul alimleri tarafından günümüzde de tartışılmaktadır. İbn Ebî Cumhur el-Ahsaî'nin bunu Allame'den nakletmesi ve Allame'nin rivayete giden yolunun (tarikinin) net olmaması gerekçesiyle bunu reddetmekte ve genellikle 'Allame'nin Mürseli' tabirini kullanmaktadırlar."
Seyyid es-Safi şöyle devam etti: "Seyyid Sistani (Allah ömrünü uzatsın), rivayetin zayıflığını kabul etmekle birlikte, 'yolun' (tarik) farklı olduğunu belirtmektedir. Çünkü Allame'nin hayatına bakıldığında, rivayet konusunda bir veya iki kitabı olduğu görülür. Tıpkı şu an 'Vesâil' sahibinin elinde 'Vesâil'in olması gibi, Allame'nin de rivayet kitabı vardı. Ancak sorun şu ki, bu miras bize ulaşmamış, kaybolmuştur. Dolayısıyla Allame'nin kaynağının o kitap olma ihtimali vardır."
"Bununla birlikte, Allame'nin yolu ve dayandığı rivayetin kendisi bize ulaşmadığından, sonuç olarak buna itimat edilemez. Ancak İbn Ebî Cumhur el-Ahsaî hakkında Hada'ik Sahibi gibi -ki adeti insanları eleştirmek (ta'n etmek) olmayan biridir- bazı eleştiriler yapılsa da durum nakledildiği gibi değildir. O, faziletli bir adam ve bir alimdir; kitabının telif sebebi de söylendiği gibi içinde her türlü bilginin (zayıf-güçlü) karıştığı bir eser değildir."
İkinci Husus: Fetva Şöhreti ve Seyyid el-Mücahid'in Tatbikatı: Seyyid es-Safi ikinci noktayı şöyle açıkladı: "İkincisi, 'Fetva Şöhreti' konusudur. Bir fakihin uygulama (tatbik) alanında buna ne kadar ihtiyaç duyduğunu biliyorsunuz. Seyyid el-Mücahid'in Usul ilmindeki görüşünü örnek alıp bunu 'el-Menahil' eserine uygularsanız; Seyyid el-Mücahid'in, 'Şöhret tek başına, başka bir delile ihtiyaç duymadan şer'i hükmün ispat araçlarından biridir' görüşünü benimsemeye devam edip etmediğini görebilirsiniz. Acaba bunu el-Menahil'de uyguladı mı, yoksa bundan vazgeçti mi? Çünkü muamelat (işlemler) bahsinde bile, Şöhret dışında hiçbir delili olmayan fıkhi meseleler mevcuttur. Şeyh-i A'zam'ın (Şeyh Ensarî) 'Mekâsib'ini inceleyenler, Şeyh-i A'zam'ın orada Şöhret'e çokça itimat ettiğini ve onu kendisi için bir delil kıldığını görecektir. Şeyh-i A'zam da Menahil Sahibinin (r.a.) öğrencilerindendir."
Sonuç ve Tavsiye: Seyyid es-Safi konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Güzel bir araştırma olmuş, inşallah muvaffak olursunuz. Bahsettiğim bu konunun (uygulama/tatbik) araştırmanızda yer alıp almadığını bilmiyorum, belki zaman kısıtlılığı özetlemenize neden olmuştur. Ancak bu müdahale, özellikle Seyyid el-Mücahid'in 'el-Menahil' ansiklopedisinde Şöhret konusundaki uygulamalarının incelenmesi açısından araştırmaya zenginlik katabilir. Teşekkür ederim."
Konferans Hakkında: İki gün süren konferans; Mukaddes Türbe Mirası Yaşatma Yüksek Kurulu’na bağlı Şeyh Tusi Araştırma ve Tahkik Merkezi tarafından, Kültür ve Düşünce İşleri Bölümü’ne bağlı Yazma Eserleri Görüntüleme ve Kataloglama Merkezi iş birliğiyle düzenlenmektedir.
Konferans; Seyyid el-Mücahid (k.s.) olarak bilinen Seyyid Muhammed b. Seyyid Ali b. Seyyid Muhammed Ali et-Tabatabaî el-Hairî'nin anısını ebedileştirmeyi, fikri yürüyüşünü hatırlatmayı ve ilmi mirasına ışık tutmayı hedeflemektedir.











