Mukaddes Hz. Abbas (a.s.) Türbesi Genel Sekreteri Seyyid Mustafa Murtaza Al-i Ziyauddin, Hz. Ebulfazl el-Abbas’ın (a.s.) huzurunda hizmet etmenin sadece idari bir sorumluluk olmadığını, bilakis dini ve ahlaki bir sorumluluk olduğunu vurguladı.
Bu vurgu; Hz. Ebulfazl el-Abbas’ın (a.s.) velâdet yıldönümüyle eş zamanlı olarak düzenlenen, Mukaddes Türbe personeline yönelik "Hizmet Günü" etkinlikleri sırasındaki konuşmasında yapıldı.
Konuşma Metni:
"Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. Hamd, velilerinin huzurunda hizmeti şereflendiren, bunu Kendisine yakınlaşmanın bir yolu ve ihlaslı çalışanların göğsünde bir nişan kılan Allah'a mahsustur. Salât ve selam, Efendimiz Muhammed'e ve O'nun tertemiz Ehl-i Beyti'ne olsun.
Evlatlarım ve kardeşlerim, Mukaddes Hz. Abbas (a.s.) Türbesi personeli... Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Her yılınız Allah'ın himayesinde ve tevfikinde geçsin.
Bugün, Hz. Ebulfazl el-Abbas Efendimiz’in (a.s.) velâdet yıldönümüyle eş zamanlı olarak Mübarek Hizmet Günü'nde buluşuyoruz. Bu günde zamanın şerefi ile mekanın kutsiyeti, doğumun manası ile fedakarlığın (ata'nın) manası birleşmektedir. Bu, delaleti bakımından istisnai, sembolizmi açısından derin ve Mukaddes Hz. Abbas (a.s.) Türbesi'nin kimliğini ifade eden bir gündür.
Hz. Ebulfazl el-Abbas’ın (a.s.) velâdeti sıradan tarihsel bir olay değil; vefa, basiret, fedakarlık ve sadık hizmet değerlerinin doğuşuydu. Bugünün Hizmet Günü ile birleşmesi, şu açık mesajı vermektedir: Buradaki hizmetiniz o güzel siretin (hayatın) bir uzantısıdır ve harcadığınız her çaba, Hz. Ebulfazl el-Abbas’ın (a.s.) mektebine olan aidiyet kimliğinin eylem ve ihlasla pratiğe dökülmesidir.
Değerli hizmetkârlar; bu mübarek günde hizmet nimetini yaşarken, birkaç gün önce aramızdan ayrılan o pak ruhlar kafilesini büyük bir hüzün ve kederle, aynı zamanda gurur ve iftiharla anmalıyız. Onlar ihlaslı ve iyiliksever hizmetkârlardı; yaşanan müessif kaza sonucu temiz elbiseleri, güzel siretleri ve pak ahlaklarıyla Kerim olan Rablerine yürüdüler. Onlar: Hüseyin Mecid el-Kinanî, Durgam Raid es-Saffar ve Hacı Ala Kazım en-Nasravî'dir. Tıpkı Mukaddes Kerbela halkının acı duyduğu gibi, biz Hz. İmam Hüseyin (a.s.) ve kardeşi Hz. Ebulfazl el-Abbas’ın (a.s.) hizmetkârları da onların kaybıyla sarsıldık. Bu acı faciada sizlerle taziyelerimizi paylaşırken ve kederli ailelerinin hüznüne ortak olurken; Şer'i Mütevelli Seyyid'den (İzzeti daim olsun) ailelerine ve sizlere sabır ve teselli vermesi, onları geniş rahmetiyle kuşatması ve Seçilmiş Peygamber ve Pak Ehl-i Beyti (Allah’ın salavatı hepsine olsun) ile birlikte muktedir bir Hükümdar'ın katında, sadakat meclisinde haşr etmesi için kalbi taziyelerini ve samimi dualarını sizlere iletiyoruz. Şüphesiz O, işitendir, icabet edendir.
Onların ayrılığı bizi acıttı ve hepimizin yüreğini sızlattı. Ancak tesellimiz şudur ki; onlar Kerim olan Rablerinin katındadırlar ve dünyada Hz. İmam Hüseyin (a.s.) ve kardeşi Hz. Ebulfazl el-Abbas’ın (a.s.) hizmeti şerefine nail olmuşlardır. Bu, her insanın erişemeyeceği bir şereftir. Hayatlarını bu uğurda geçirdiler, Hz. İmam Hüseyin'in (a.s.) yolunda güçleri yettiğince hizmet ettiler ve ellerinden geleni feda ettiler. Hizmet yolunda canı sunmaktan daha pak ve daha yüce bir şey yoktur. Allah'ı razı edecek sözden başkasını söylemeyiz: 'Biz Allah'a aidiz ve şüphesiz O'na döneceğiz.' (“İnna lillahi ve inna ileyhi raciun”).
Allah'ım onlara rahmet et, onları şehitler ve sıddıklarla birlikte en yüce makamlarda (İlliyyîn) haşret. Cennetini onların barınağı ve karargâhı kıl. Göz yaşarır, kalp hüzünlenir; bizler Mevla Hz. Ebulfazl el-Abbas’ın (a.s.) hizmetkârlarıyla ayrılıktan dolayı mahzunuz.
Onların hatırası ve şerefli hizmetlerinin detayları kalplerde, zihinlerde, vicdanlarda ve duygularda asılı kalacaktır. Bedenleriyle aramızdan ayrıldılar ama Mukaddes Kerbela evlatlarının ve Hz. İmam Hüseyin (a.s.) hizmetkârlarının hafızasında ölümsüz kalacaklar. Onların güzel hasletlerini ve sayısız meziyetlerini hatırlamaya devam edeceğiz. Efendimiz’e (a.s.) olan sadakatleri ve vefaları karşılığında Allah onları hayırla mükafatlandırsın. Onların ecrini Allah'tan bekliyoruz; önceden de sonradan da hamd Allah'a mahsustur.
Sizi 1447 Hicri yılının bu mübarek gününde kutlarken, bu şerefli hizmetinizi tebrik ediyor; geçtiğimiz yıllarda, özellikle de büyük zorluklara, sorumlulukların genişlemesine ve hizmet gereksinimlerinin artmasına tanık olunan 2025 yılında harcadığınız çabalardan dolayı takdir ediyoruz. Sizler -her zaman bildiğimiz gibi- sorumluluk bilincindeydiniz, çabanın zirvesindeydiniz, sabır ve fedakarlıkta örnektiniz.
Sizler, 'Gayetu'l-Mechud' (Çabanın Gayesi/Zirvesi) sloganının sadece yazılı bir şiar veya asılı bir ibare olmadığını; bilakis günlük bir davranış, sahadaki bir duruş ve övgü beklemeyen, karşılık aramayan sessiz bir eylem olduğunu kanıtladınız. Çünkü sizler Hz. Ebulfazl el-Abbas’ın (a.s.) mektebinde; hizmetin bir ‘bağış’ (“atâ”) olduğunu ve ihlasın başarının en üst mertebesi olduğunu öğrendiniz.
Değerli kardeşlerim... Hz. Ebulfazl'ın (a.s.) huzurunda hizmet etmek sadece idari bir sorumluluk değildir; bilakis ahlaki ve dini bir sorumluluktur, vicdan için günlük bir sınavdır, dünyada şeref, ahirette ise yüceliktir. Burada çalışan kimse; bu hizmetin, insanlığa hakkın yanında durmanın, ahde vefanın ve başkaları için sessizce çalışmanın anlamını öğreten zatın doğum gününde olduğunu idrak ederek çalışır.
Bu makamdan; Yüce Dini Merceiyet’in temsilcisi, Pâk Türbe’nin Şer'i Mütevellisi Seyyid Ahmed es-Safi'nin (Allah onun izzetini daim etsin) talimatlarına uymanın önemini vurguluyoruz. O talimatlar ki, hiçbir zaman donuk idari emirler olmamış; aksine Necef-i Eşref'teki Yüce Dini Merceiyetimiz’in nefesini yansıtan derin bir şer'i ve insani vizyondan doğmuştur. O Merceiyet ki; duası ve onunla sadık çalışma sayesinde toprak korunmuş, namus muhafaza edilmiş, mukaddesat savunulmuş ve bu yapı sizin hizmetiniz ve fedakarlıklarınızla yücelmeye devam etmiştir.
Bugün, Hz. Ebulfazl el-Abbas’ın (a.s.) doğum yıldönümünde sizi; bu yürüyüşü daha yüksek bir ruhla, daha derin bir bilinçle ve daha büyük bir sorumluluk duygusuyla sürdürmeye davet ediyoruz. Çalışmalarınızın; hizmetin anlamı, hoşgörü kültürü, tek bir ekip ruhuyla çalışma ve Mukaddes Hz. Abbas (a.s.) Türbesi'nin konumuna yaraşır insani muamele konusunda gelecek nesillere anlatılacak bir model ve izlenecek tarihi bir eser olmasını temenni ediyoruz."
relatedinner
"Evlatlarım ve kardeşlerim... Bugün sunduğunuz nitelikli hizmetler, sizin için güzel bir anı ve şahit olarak kalacaktır. Öyleyse olduğunuz gibi vefalı, sadık, sessizce çalışan ve ilkelere bağlı kalın. Hz. Ebulfazl el-Abbas’ı (a.s.) kendinize örnek, ihlası kendinize yöntem ve değerli ziyaretçilere hizmeti Yüce Allah'ın rızasına giden yol edinin.
Yüce Allah'tan sizi muvaffak kılmasını, salih amellerinizi kabul etmesini, sizi en hayırlı mükafatla mükafatlandırmasını; bu mübarek yapıyı sizlerle, çabalarınızla ve niyetlerinizin sadakatiyle korumasını ve Hz. Ebulfazl el-Abbas’ın (a.s.) huzurundaki hizmet nimetini üzerinizde daim kılmasını niyaz ederiz. Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun."







