Perşembeyi Cuma’ya bağlayan gece (Cuma gecesi) diğer gece ve gündüzlerden daha faziletlidir ve birçok ayrıcalığı vardır. Allah Resûlü’nün (Allah-u Teâlâ O’na ve Pâk Ehlibeyti’ne salât eylesin) şöyle buyurduğu rivayet olunmuştur: “Cuma gecesi ve gündüzü yirmi dört saattir. Yüce Allah (Azze ve Celle) onun her saatinde altı yüz bin boynu ateşten azad eder.”
Safer-i Hayr ayının son Cuma gecesi Mukaddes Kerbelâ’daki iki mübarek türbe büyük bir ziyaretçi akınına sahne oldu. Bir yandan bu gecenin ecrine nail olmak öte yandan da Şehitlerin Efendisi ile Kardeşi Hz.Ebulfazl Abbas’ın (Allah’ın selâmı üzerlerine olsun) mübarek türbelerinin ziyaretinin sevabını kazanmak isteyen ziyaretçiler; mübarek türbelerde Ehlibeyt (Allah’ın selâmı üzerlerine olsun) aşkına dair şahane bir manzara ortaya koydular.
Dertleri ve sıkıntıların çözülmesine vesile olmasının yanı sıra Cuma gecesinde ziyaret etmenin de büyük fazileti vardır. Fucae’nin Hz.İmam Bâkır’dan (Allah’ın selâmı üzerine olsun) rivayet ettiği bir hadiste şöyle geçmiştir: “Kuşkusuz Huseyn, mazlum öldürülmüştür. Bu yüzden de Allah O’nun kabrine gelen her bir kimsenin mazlumiyetini ortadan kaldıracağına dair kendi üstüne yemin etmiştir. Kuşkusuz Huseyn dertli, hüzünlü ve kederli bir şekilde öldürülmüştür. Bu yüzden de Allah; O’nun kabrine gelen her bir dertli kimsenin derdini gidereceği, O’nun kabrine gelen her bir kederli kimsenin kederini ortadan kaldıracağı ve işini görmeyi kendisi üstleneceğine dair kendi üstüne yemin etmiştir.”






