Seyyid Safî: “Seyyid Sistanî’nin Irak’taki Varlığı, Iraklıların İçini Rahatlatıyor ve Sözleri Yaralara Merhem Oluyor”

Mukaddes Hz. Abbas (Allah’ın selâmı üzerine olsun) Türbesi Şerî Mütevellîsi Seyyid Ahmed Safî, Merce-i Âlâ Ayetullah Uzma Seyyid Ali Huseynî Sistanî’nin Irak’ta varlığının Iraklıların içini rahatlattığını ve sözlerinin yaralara merhem olduğunu vurguladı.

Seyyid Safî bu sözleri, İspanya’dan gelen Âlulbeyt Kurumu Heyetini kabul ettiği sırada söyledi.

Seyyid Safî ayrıca şunları söyledi: Seyyid Sistanî, hem yerel hem uluslararası toplumda ağırlığı olan büyük bir merciidir. Zira kendisi dini açıdan Merce-i Âlâ olmasının yanı sıra farklı inanç ve kesimlerden gelen Iraklıların hepsine birden babacan bir ruhla yaklaşan bir bilgedir. Hiçbir Iraklı arasında ayrım yapmadan hepsi için onları bir araya getiren bir çatı olmuştur.”

“Seyyid Sistanî tüm devlet kurumlarına ve Birleşmiş Milletler ile İnsan Hakları Örgütü gibi uluslararası teşkilatlara Iraklıların sesini direkt bir şekilde aktarmayı başarmıştır. Kendisi bunun yanı sıra Iraklıları ilgilendiren tüm sorunları yakından takip etmektedir.”

“Seyyid Sistanî her zaman herhangi bir etnik köken ya da inanç kesiminin değil; Irak’ta özgürlük ve barış içerisinde yaşamın gereklerinin ve kamu hizmetlerinin sağlanılması vurgusunu yapmaktadır. Irak’ta terör aktiviteleri canlanıp birliğini parçalamaya ve aynı memleketin evlatları arasındaki inanç kesimleri arasında savaş ateşini yakmaya çalıştığı zaman Seyyid Sistanî’nin bilgeliği devreye girdi. Memleketin ve evlatlarının savaşa çekilmemesi için (gösterdiği) bilgeliğiyle Iraklıları güvenli kıyılara yanaştırdı.”

relatedinner

“Seyyid Sistanî’nin Irak’ta varlığı Iraklıların içini rahatlatıyor, onun sözleri yaralara merhem gibi geliyor. Çünkü kendisi varlığıyla Iraklılara kendini güvende hissettiriyor.”

Mukaddes Hz. Abbas (a.s.) Türbesi Şerî Mütevellîsi ayrıca şuna dikkat çekti: “Necef-i Eşref’in ve onun İlimler Havzası’nın bin yaşını aşan tarihini okuyan kimse; Irak’ın bu süreç boyunca çok sayıda krizden geçtiğini görecektir. Bu krizlerin çözülmesi, hacminin küçültülmesi ve tehlike boyutunun sınırlanmasında Necef-i Eşref’teki havzanın mercileri ve ulemâsı doğrudan ve etkili bir rol oynamışlardır. Seyyid Sistanî de tarihi iyi okumuş bir kimsedir, detayları konusunda çok iyi bilgilenmiştir. Bu yüzden de Papa Vatikan’dan onun ziyaretine gelip tarihi hususlara dair konuşmasını dinlediği vakit ‘O, Tanrı’nın adamlarından biridir’ demiştir.”

“2003 yılından sonra El-Kaide örgütü Irak’a gelmesi, ardından da DAİŞ (DEAŞ,IŞİD) örgütü memleketin büyük bir kısmını işgal edip tehdit başkent Bağdat’ın ve mukaddes kentlerin kapılarına dayanmasının ardından Irak’ta bir çaresizlik, umutsuzluk ve belirsizlik korkusu durumu yaşanıyordu. Öyle bir ortamda Kifai müdafaa fetvası geldi. İşte o çağrı DAİŞ’in ilerleyiş ve yayılmasını durdurdu, Irak güvenlik güçlerinin moralini ve motivasyonunu yükseltti. Akabind de milyonlarca Iraklı kanlarıyla ve bu fetva sayesinde Irak’ı kurtardı.”

“Üç milyondan fazla Iraklı mübarek fetvaya icabet etti, Irak’ı ve mukaddes değerlerini müdafaa etti. Üç yıl boyunca süren bir savaşın ardından Irak toprakları terör çetelerinden kurtarılıp özgürlüğüne kavuşturuldu. Bir toprağın kurtarılması açısından bu süre rekor bir süredir. Çünkü büyük dünya ülkelerinde yayınlanan raporlara göre Irak topraklarının kurtarılmasının 10 ila 30 yıl süreceği öngörülüyordu. Ancak Seyyid Sistanî’nin fetvası ve Iraklıların icabeti zafer getirdi ve durum normale döndü.”
Okur yorumları
Yorum bulunmuyor
Yorum ekle
İsim:
Ülke:
E-posta:
Paylaş: