Bu sözler, Necef-i Eşref İlmi Havzası'nın Mukaddes Hz. Ali (a.s.) Türbesi'nde düzenlediği 14. Hüseynî Alay Sahipleri Konferansı sırasındaki konuşmasında geldi.
Sayın Safî şunları söyledi: "Vasiler efendisi, muttakilerin imamı, tarihteki ilk musibete ve ilk mazlumiyete sahip Müminlerin Emîri’nin (a.s.) yanındayız. Ona taziyelerimizi sunuyoruz ve Yüce Allah'tan, onun evladı Hz. İmam Hüccet el-Muntazar'ın ferecini çabuklaştırmasını ve hepinizi Şehitler Efendisi’ne (a.s.) hizmet saffında olan kimselerden yazmasını diliyoruz."
Seyyid Safî alay sahiplerine hitaben şunları söyledi: "Hayatınızın gayesini Şehitler Efendisi'ne (a.s.) hizmet yapmak olarak belirlediğiniz bu yöneliminizden ötürü sizi tebrik ederim. Bu, insanın zamanını Şehitler Efendisi’ne (a.s.) nasıl hizmet edeceğiyle geçirmesi ve fikrini bununla meşgul etmesi ne güzel bir gayedir."
Es-Safî, "Alay başkanı olan kimse - yaşı ne olursa olsun fark etmez - küçük büyük herkese babası olması gerekir. Önemli olan onun babalık sıfatlarıyla donatılmış olmasıdır, çünkü yanındaki ekip ona örnek olarak bakmaktadır. Eğer sıkıntı zamanında sinirleriyle başa çıkar ve ağzından herkesten beklenen şekilde sadece güzel sözler çıkarsa, alay üyeleri ondan etkilenecektir. (Hadisteki gibi) bizim için sessiz davetçiler olun (vasiyetini uymuştur). Eğer kıymetli dili Allah'ı anmaktan, Şehitler Efendisi’nin (a.s.) musibetini anmaktan ve bunun için ağlamaktan sürekli geri durmuyorsa, tüm bu davranışlar onu takip edilecek bir örnek haline getirecek ve arkadaşları ondan etkilenecektir. Özellikle yanında daha az şey kavrayan gençler ve küçükler grubu varsa (onları etkileyecektir)” diye ekledi.
Seyyid Safî, "Meclisler bilindiği gibi okuldur ve alaylar bugün bu kıymetli ülkenin önemli değerli hazinesini temsil ediyor. Bazı fedakarlıkları unutuyor olsak da, hiç şüphesiz kıymetli alayların duruşunu ve ülkenin DEAŞ tarafından geçirdiği karanlık dönemde mücahitlere verdiği desteği unutmuyoruz. Sizin önemli sahadaki kampanyalarınız vardı. Ben bizzat mücahitlere hizmet ederken, alay sahiplerinin savaşçıya sundukları yemek türünde seçenek sunduklarını gördüm. Bu, bu himmetin büyüklüğünü ve alay sahiplerinin sahip olduğu güç, namus ve cesareti göstermektedir” diye açıkladı.
Seyyid Safî, "Alay sahipleri arasındaki rekabet Hz. İmam Hüseyin’in (a.s.) çizgisine uygun olmalı, yani “ancak amelleriniz size döndürülecektir” (parolasına uygun olmalı). Sunulan her amelde Allah Tebareke ve Teala'nın rızası gözetilmelidir. Başka bir alayla rekabet ettiğinde, rekabetin başlığı hizmettir ve en iyi hizmeti sunan kazanandır. Ama hangi hizmet? Sadece kabul edilen hizmet. Belki bir alay sahibi alayına harcama konusunda çok fazla imkana sahiptir ama Allah korusun hizmeti kabul edilmeyebilir. Belki bir alay sahibi sadece su takdim eder ama hizmeti kabul edilir" diye belirtti.
Her alay sahibinin ekibine hitaben Seyyid Safî şunları söyledi: "Hizmet alayları genellikle ziyaretçiyle temas halindedir. Yemek dağıtım zamanı, ziyaretçinin genellikle alay ekibini gözlemlediği zamandır. Bazı durumlarda ziyaretçi, haram olmayan ama alay hizmetine yakışmayan kendiliğinden bir davranış yüzünden güzel olmayan bir sonuçla ayrılır. Bazıları yemeği dağıtmak isteyen kişinin güzel bir söz söylemediği için ziyaretçinin yemeği bıraktığını bile gördü.”
Seyyid Safî, "Ziyaretçi alaya geldiğinde onunla hangi sözle konuşuyoruz? (Allah kabul etsin, Şehitler Efendisi'nin yanında bizi duadan unutma) bunlar konuştuğumuz sözler. Yemek sunuyoruz ve Şehitler Efendisi’nin (a.s.) yanında bizim için dua etmesini rica ediyoruz. Ziyaretçi de bunu görürse senin amelin benden daha iyi olabilir diyecek, Allah sana hayır versin, bana Şehitler Efendisi’ne (a.s.) ulaşmada yardım eden sensin" diye devam etti.
"Bazı durumlarda alay arkadaşları alay içinde vesileye yakışmayan şakalar yapabilirler. Ziyaretçinin zihninde bu görüntü yer edecek ve sen bunun ziyaretçi üzerindeki etkisini bilmeyebilirsin. Sen arkadaşınla şakalaşıyorsun ve onunla şakalaşman bilinen bir şey, kötü şakayı kastetmiyorum Allah korusun yani içinde kaba söz olan değil. Hayır ama genellikle mubah olan şaka, gülme ve kahkaha ama Hz. Peygamber’in (s.a.a.) Ailesinin esirlerini karşıladığımız bu hatıra ve mevsimde bu kesinlikle uygun olmayan bir şeydir" diye belirtti.
relatedinner
Seyyid Safî, "Bu ziyaret, terbiye ve nefsi olgunlaştırma ve Şehitler Efendisi'ne (a.s.) bağlılığı ilan etme (sizinle barış içerisinde olanlarla barışığım) alanıdır" diye vurguladı ve tebliğcilere yardım etmeye çağırarak şunları söyledi: “Bereketli alaylarınızda tebliğ faaliyeti yapanlarla yardımlaşın. Bunlar kendilerini adamış kimselerdir ve alay hizmetinde ile ziyaretçilerine hizmette olmak için uzun zamandır hazırlık yapıyorlar."
Seyyid Safî konuşmasını şöyle bitirdi: "Yüce Allah'tan mübarek Merceiyetin makamını ve faziletli alimleri korumasını, ömürlerini uzatmasını, özellikle Merce-i Âla Ayetullah Uzma Seyyid Sistani’nin (Allah Teala onun şerefli ömrünü uzatsın) ömrünü uzatmasını ve salih amelleri kabul etmesini diliyorum."





