Mukaddes Hz. Abbas (a.s.) Türbesi’nden İslâm Mirasını ve Muhammedî Risaletin Toplumdaki Etkisini İnceleme Vurgusu

Mukaddes Hz. Abbas (a.s.) Türbesi, İslâm mirasını ve Muhammedî risaletin toplumdaki etkisini incelemenin gerekli olduğunu vurguladı.

Bu vurgu, Seyyid Haşim Milanî'nin Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.a.) doğumunun üzerinden 1500 yıl geçmesi anısına üç gün süreyle düzenlenen ve dini, kültürel ve fikrî faaliyetleri içeren Birinci Uluslararası Âlemlere Rahmet Festivali açılış töreninde sunduğu mukaddes türbe konuşmasında geldi.

Milanî şunları söyledi: "Bu yıl âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz'in (s.a.a.) doğumunun üzerinden 1500 yıl geçmesiyle birlikte; bu dönem boyunca Müslümanların tarihini incelemek, Muhammedî risaletin etkisini ve öğretilerinin ile hedeflerinin çeşitli akımları ve mezhepleriyle İslâm toplumunda ne ölçüde gerçekleştiğini incelemek için, özellikle biz en zor zaman dilimlerinde, kültürel, siyasi, toplumsal ve hatta askeri meydan okumalar ortasında yaşarken İslâm dünyası ve İslâm ümmetinin bu mübarek vesileyi kutlaması uygun olurdu."

"Kütüphaneler Hz. Resûlullah'ın (s.a.a.) hayatını ve mübarek sîretini ele alan binlerce kitap ve araştırmayla dolu ve bunların yayılmaya devam etmesi gerekiyor, ancak belki aralarında Muhammedî risaletin toplumdaki etkisini, bu uzun tarih boyunca hedeflerinin ve öğretilerinin ne ölçüde gerçekleştiğini, yani bu dönemde ümmet içinde risaletin rahmânîliğini keşfetmeyi ele alan kitaplar bulmak nadirdir. Bu uzun zaman dilimini incelemek, başarıları ve başarısızlıkları tespit etmek, onlardan ders almak ve bunları tedavi etmeye çalışmak ve tekrar düşmemek için aynı anda iki boyuta odaklanmak gerekir: birincisi (Muhammedî Peygamber kişiliği), ikincisi (İslâm ümmetinin kişiliği)" diye ekledi.

"Muhammedî Peygamber kişiliğini incelemede iki akım var: birincisi Hz. Peygamber'in (s.a.a.) kendisine İslâm öğretileri vahyedilen, belirli bir zaman diliminde yaşayan ve yine belirli bir zaman diliminde vefat eden beşer varlık olduğuna ve rolünün sona erdiğine, ondan sonra insanların Sakîfe'den günümüze Müslüman tarihinin gördüğü çeşitli hükümetler gölgesinde onun öğretileriyle amel etmekle yetindiğine inanır. İkinci akım ise onun (s.a.a.) kişiliğini sadece beşer varlık olarak sınırlamaz, taşıdığı risalet beşeri sınırlarla sınırlanıp onun sona ermesiyle bitmez" diye açıkladı.

"Bireyin başkalarından ayıran davranışsal, bilişsel ve duygusal kişiliği olduğu gibi, İslâm ümmetinin de onu diğer ümmetlerden ayıran kişiliği ve özellikleri vardır. Muhammedî risalet bu ümmetin kişiliğinin temelini oluşturur. Bu risaleti 1500 yıl boyunca okumak için ele aldığımızda onu üç aşamaya ayırmamız gerekir: birincisi Resûl-i Ekrem’in (s.a.a.) varlığı dönemi ve ümmet arasındaki varlığı ile semâvî öğretileri yayması, ikincisi Hz. Peygamber'den (s.a.a.) sonraki dönemdir, ki bu dönemde de risalet devam etmiştir. Üçüncüsü de büyük gıybet zamanından başlar, risalet günümüzde Hz. İmam Mehdî'nin (a.f.) varlığında risalet devam eder. Dini merciler de, adalet ve a'lamiyyet özelliklerine sahip olması şartıyla genel vekâlet yoluyla ümmetin işlerini takip ederler."

relatedinner

Milanî, "İslâm ümmetinin toplumsal, siyasi ve kültürel kişiliğini risalet ekseni ve uzantısı etrafında birleştirmesi ve tutarlı olmak için ondan sapmaması gerektiğini, bu çizgiden ne kadar uzaklaşırsa o kadar geri kaldığını ve çeşitli belalar ile fitnelere uğradığını" vurguladı ve "bu mübarek festivalin sloganına dönersek (1500 Yıl Âlemlere Rahmet), Muhammedî risaletin rahmânîliğini göstermek, İslâm ümmetinin kişiliğini birleştirmek ve etrafımızı kuşatan bu sıkıntılardan çıkmak için İslâm mirasımızı bir kez daha inceleyerek hata noktalarını tespit etmeli, âhir zamanda risalet nurunun tecellîsi için hazırlanmalıyız ki zulüm ve haksızlıkla dolduktan sonra yeryüzünü adalet ve hakkaniyet ile doldursun" dedi.
Okur yorumları
Yorum bulunmuyor
Yorum ekle
İsim:
Ülke:
E-posta:
Paylaş: