Tunuslu Araştırmacıdan Muhammed et-Tâhir Metoduna göre Hz. Peygamber (s.a.a.) Sîretini Kur'anî Sabiteler ve Bilimsel Metodlar Açısından Ele Alan Çalışma

Tunuslu araştırmacı Dr. Muhammed el-Azîz bin Zâkûr, Dördüncü Uluslararası Resûl-i Âzam (s.a.a.) Evi Bilimsel Konferansı'nda "Kur'anî Sabiteler ile Islâhî Aklın İşletilmesi Arasında Hz. Peygamber Sîreti: Muhammed et-Tâhir bin Âşûr'un Makâsıdî Metodunda Bir Okuma" başlıklı bir araştırma sundu.



Mukaddes Hz. Abbas (a.s.) Türbesi Kültür ve Düşünce İşleri Bölümü'ne bağlı Resûl-i Âzam (s.a.a.) Evi ile El-Amîd Üniversitesi Kadınlar Temel Eğitim Fakültesi'nin düzenlediği konferans "Kur'anî Sabiteler ile Bilimsel Metodların Değişkenleri Arasında Mübarek Hz. Peygamber'in (s.a.a.) Sîreti" başlığıyla iki gün sürüyor.



Araştırmacı çalışmasının özetinde şunları belirtti: "Hz. Peygamber’in (s.a.a.) sîreti, tarihî İslam tecrübesinin uygulama alanı olması bakımından ilahî vahyin tarihte tecellîsi için en geniş alandır. Bu alanda indirilmiş ve temellendirilmiş Kur'an metniyle nebevî uygulama bir araya gelir. Böylece değiştirilmesi mümkün olmayan sabitelerle gerçeğin zorluklarına cevap veren içtihatların buluştuğu bir alan oluşur. Bu nedenle sîrete bakmak geçmiş olayları anmaktan öte, ümmetin bugünü ve geleceğinde rehberlik edecek yolun görülmesidir."



Bin Zâkûr, sîret araştırmacısının karşılaştığı temel sorunun şöyle olduğunu söyledi: "Sîretin somutlaştırdığı kesin Kur'anî sabitelerle, gelişmeler ışığında sîret anlayışının yenilenmesini gerektiren islâhî aklın işletilmesi arasında nasıl denge kurulacağı. Bu sorun, makâsıdî tasavvurun inşasında kullanılmadan önce rivayetlerin tahkiki ve haberlerin elenerek sağlamının zayıf ve yanlıştan ayırılması gerekliliği hesaba katıldığında daha da karmaşıklaşıyor."



relatedinner



Bin Zâkûr şöyle devam etti: "İşte buradan İmam Muhammed et-Tâhir bin Âşûr et-Tûnisî'nin projesinin önemi ortaya çıkıyor. Doğuş ve yetişme bakımından Tunuslu, ilim ve nisbet bakımından Zeytûn’lu olan bu zat, yazılarında usûlcû fakihin derinliği, derin müfessirin genişliği ve basîretli islâhçının uzak görüşlülüğünü birleştirdi."



"Et-Tahrîr ve't-Tenvîr tefsiri, Kıssatü'l-Mevlid, İslam Şeriatının Makâsıdı, Elise's-Subhu bi Karîb, Nizâm-ı İctimâînin Usûlleri gibi büyük eserleriyle, sîreti metin ve aklı birleştiren perspektiften okumanın bütüncül örneğini sundu" dedi.



Şeyh bin Âşûr'un literal yaklaşım gibi metinlerin zahiriyle yetinmeyip, maksatlarını ve illetlerini anlamak için aklı işlettiğini belirten araştırmacı, "Tikel ve küllî olanı birleştirdi. Dağınık tikel hükümlerle yetinmeyip bunları makâsıdî küllîyâtla bağladı. Gerçekten de metni temellendirip tahkik ediyor, aklı faalleştirip tercih ediyordu. Bu usûlî makâsıdî metodu onu modern makâsıdî düşüncede merkezi bir islâh şahsiyeti kıldı" diye konuştu.



Araştırmanın temel hipotezinin, Şeyh Muhammed et-Tâhir bin Âşûr'un Kur'anî sabiteleri koruyarak Hz. Peygamber sîretinin okunmasında islâhî aklın işletilmesine imkan veren makâsıdî bir metot temellendirdiği olduğunu ifade etti. Makâsıdın sabit olanla durumsal veya içtihada açık olan arasında ayırım yapan ölçüt ve kriter işlevi gördüğünü söyledi.



Bin Zâkûr araştırmada bin Âşûr'un merkezi kitaplarından metinleri toplayan analitik tümevarımsal metot kullandığını, sîretle ilgili delâletlerini analiz etmeye çalıştığını ve bunları sabit metin ile müctehit akıl arasındaki dengede makâsıdî metodun usûlleriyle bağlamaya çalıştığını belirtti.
Okur yorumları
Yorum bulunmuyor
Yorum ekle
İsim:
Ülke:
E-posta:
Paylaş: