İranlı araştırmacı Dr. Öğr. Üyesi Ecsir Tehmasbî Beldecî, “Peygamberî Sîret: Nakil ve Kur’ânî Sabit İlkeler Arasında (Hz. Peygamber’in (s.a.a.) İsmeti Üzerine Analitik Bir Çalışma)” başlıklı bir araştırma sundu. Sunum, Resûl-i Âzam (s.a.a.) Evi’nin düzenlediği Dördüncü Uluslararası Bilimsel Konferans’ın etkinlikleri çerçevesinde gerçekleştirildi.
Mukaddes Hz. Abbas (a.s.) Türbesi’ne bağlı Kültür ve Düşünce İşleri Bölümü ile Kız Temel Eğitim Fakültesi/Üniversite Rektörlüğü tarafından düzenlenen konferansın başlığı “Peygamberî Sîret: Kur’ânî Sabit İlkeler ve Bilimsel Metotlardaki Değişkenler Arasında” olarak belirlendi. Konferans etkinlikleri iki gün boyunca devam edecek.
Araştırmacı, çalışmasının özetinde şunları belirtti: “Hz. Peygamber’in (s.a.a.) hayatının çeşitli yönleri, Kur’ân-ı Kerîm’in en çok üzerinde durduğu konulardan biridir. Kur’ân-ı Kerîm, Hz. Peygamber’i (s.a.a.) müminler için bir örnek ve model olarak sunar. Allah’ın kitabında Hz. Peygamber’in (s.a.a.) yüce ahlakı övülür, ismeti ve mutlak temizliği vurgulanır. Hatta müslümanlar, her konuda mutlak olarak Hz. Peygamber’e (s.a.a.) uymakla yükümlüdür. Eğer Hz. Peygamber (s.a.a.) mutlak manada masum olmasaydı, Allah (c.c.) insanları her konuda mutlak olarak O’na uymaya emretmezdi. Kur’ân-ı Kerîm, Hz. Peygamber’in (s.a.a.) ismetini açıkça teyit eder.”
Tehmasbî Beldecî, devamında şöyle dedi: “Bazı rivayet ve tarihî haberlerde, Hz. Peygamber’in (s.a.a.) hayatına dair, Kur’ân-ı Kerîm’deki mübarek sîretiyle çelişen hususlar yer almaktadır. Bu nedenle, Kur’ân-ı Kerîm’deki Nebevî sîretle çelişen her şeyin eleştirilmesi ve reddedilmesi gerekir. Bu konunun önemi göz önüne alındığında, bu araştırma, Hz. Peygamber’in (s.a.a.) ismetiyle ilgili Kur’ân-ı Kerîm’le çelişen rivayet ve tarihî haberleri eleştirmekte, bu rivayetlerin Kur’ân-ı Kerîm’le olan çelişkilerini ve tutarsızlıklarını ortaya koymaktadır.”
relatedinner
Beldecî, sözlerini şöyle sürdürdü: “Araştırmanın sonucu, Kur’ânî sabit ilkelerde mübarek Nebevî sîretin, Hz. Peygamber’in (s.a.a.) hayatının tüm yönlerinde ismetini gösterdiğini ortaya koymaktadır. Bu Kur’ânî sîret, Hz. Peygamber (s.a.a.) hakkında yapılan herhangi bir naklin analiz ve değerlendirilmesinde ölçüt olarak kullanılmalıdır. Bu Kur’ânî sîretle çelişen herhangi bir nakil ve rivayet, güvenilir kaynaklarda bile yer alsa kabul edilmemelidir.”


